20 Tem 2018

Önceliklerin Gücü

İş adamlarının ve kadınlarının en çok zorlandığı 2 konu var:

Geleceği düşünmek ve önem sırasına göre işleri yapmak. Bu iki şeyi yapmak iki konu arasında fark yaratır: İş başarısı ve sadece ayakta kalma. Bu aynı şekilde hayatımızın tüm alanları için geçerlidir. Liderlik eğitmeni ve yazar John Maxwell şöyle diyor: ‘‘Geleceği düşünmek ve sorumlulukları önceliklendirmek bir lider ve bir takipçi arasında büyük fark yaratır. Birçok insan Pareto Prensibini duymuştur. Daha çok 80/20 Prensibi olarak bilinir. Genel hatlarıyla şöyle özetleyebiliriz: Birçok işletmede işin %80’i müşterilerin %20’sinden gelir. Bu Prensibe şöyle örnekler verebiliriz: Okuma – Kitabın %20’si içeriğin %80’ini oluşturur. İş- Çalışmamızın %20’si tatminimizin %80’ini oluşturur. Ürünler- Ürünlerin %20 si karın %80’ini oluşturur. Piknik- İnsanların %20’si yemeğin %80’ini yiyecek. Bu yüzden konu önceliklerinize geldiğinde zamanınızı, enerjinizi, paranızı ve personelinizi önceliklerinizin ilk %20’lik kısmı üzerinde kullandığınızda önceliklerinizin %20’si size üretiminizin %80’ini verecek. Siz bunu yaptığınızda, üreticiliğinizde %400’lük ya da 4 kat fayda alırsınız. Bunun işletmenize nasıl bir sonuç getireceğini düşünün. Her iş kadınının ya da adamının Pareto Prensibini öğrenmesi gerekir, çünkü bu prensip müşteri, takım ve liderlik alanında işe yarar. Müşteri alanında, işinizin %80’inin %20’lik kısmına tekabül eden rakamı belirlemek çok önemlidir. Bu rakamlar sizin ‘‘değerli müşterilerinizdir’’ ve bu müşterilerinizle daha uygun bir şekilde ilgilenmeniz için stratejileriniz belirlenmelidir. Takımınız için ilk %20’lik üretici kısmı belirlemelisiniz. Personelinizle geçirdiğiniz zamanınızın %80’ini onların tüm potansiyellerini kullanmalarını geliştirmek için kullanın. Liderlik konusunda şu soruyu bir düşünün: ‘‘Başkasının yapamadığı neyi yapabilirim?’’ Sorumluluk dışında her şeyden vazgeçebilen bir lider düşünün. Konu zamanınızı kullanmaya geldiğinde, tepkili mi yoksa önceden önlem alan biri mi olacağınıza siz karar verebilirsiniz. Bakın soracağınız sorular şunlar değildir: ‘‘Meşgul olacak mıyım? Takvimim dolu olacak mı? İnsanlarla görüşecek miyim?’’. Sormanız gereken sorular şunlardır: ‘‘Zamanıma nasıl yatırım yapabilirim? Takvimimde kimler olacak? Kiminle görüşme yapacağım?’’ Bunu uygulayın, sonrada üretkenliğinizin ve tatmininizin nasıl arttığını bir görün!

Share
This